11 Mart 2026
Gazze Mahkemesi’nin ikinci gününde tanıklar anlattı: ’Çocuklar 44 yıl daha az yaşayacak’ gazze mahkemesinin ikinci gununde taniklar anlatti cocuklar 44 yil daha az yasayacak 6d3uqf6i.jpg

Gazze Mahkemesi’nin ikinci gününde tanıklar anlattı: ’Çocuklar 44 yıl daha az yaşayacak’

“`html

Gazze’deki İnsani Kriz ve Mülteci Hakları Üzerine Raporlamalar

Bugün, İsrail’in insanlık suçu ve soykırım eylemlerinin belgelerine ilişkin yapılan mahkemede, Gazze’deki sağlık sistemi ve altyapıyı hedef alan kasıtlı saldırıların yarattığı insani ve ekolojik yıkıma vurgu yapıldı.

Konuşmacılardan 2014-2020 yıllarında BM Gıda Hakkı Özel Raportörü olarak görev yapan Prof. Dr. Hilal Elver, 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Gazze’de devam eden insani kriz ve İsrail’in sebep olduğu gıda yetersizliğini aktardı.

Elver, “Raportörlük dönemimde ABD’nin İsrail’in saldırılarına ya sessiz kaldığını ya da aktif destek verdiğini gözlemledim. BM raporlarında açlık ve soykırım gibi ifadelerin çıkarıldığını gördüm. Şubat 2025’te gerçekleşen un soykırımı bu bağlamda dikkat çekici. İsrail, Netzarim koridorunda gıda kuyruğundaki 118 kişiyi öldürdü ve 700’dan fazla kişiyi yaraladı. Açlıktan kaynaklanan ölümler başladı. İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nın (ICJ) çağrılarına uymadı” şeklinde ifade etti.

Bir diğer konuşmacı Hani Almadhoun, İsrail’in insani yardım girişimlerini engellemesi ve yardım tırlarına yönelik saldırılar gerçekleştiren çetelerin eylemlerine müdahale etmediğini belirtti. Bu çeteler, “Bizde gıda var, bize katılın” şeklinde duyurular yaparak, insanları yanıltmaya çalıştılar.

İnsani Kriz ve Ekolojik Tahribat

İsrail bombardımanları sonucu binlerce sivil yaşamını yitirirken, Gazze’nin doğal kaynakları, tarım alanları ve su altyapısı büyük zarar gördü. Ekolojik tahribatın boyutlarını akademisyen Mazin Qumsiyeh jüriye şu sözlerle aktardı: “İsrail, bölgedeki endemik bitki örtüsünü yok etti. Tarımsal ve hayvansal amaçlar için işgal türlerini getirdi. Uluslararası Doğayı Koruma Örgütü tarafından koruma altında olan türler yok edildi. Beyaz fosfor ve radyoaktif malzemeler kullanıldı. Kıtlık, hastalıkların yayılmasına sebep oldu ve su arıtma tesisleri engellendi. Bu durum bitki örtüsü ve hayvanlar için büyük zarara neden oldu. Gazze’de önümüzdeki 10 yıl içinde çevresel tahribat nedeniyle ölecek olanların sayısı, bombardımanla ölenlerden çok daha fazladır.”

Londra Üniversitesi’nden David Whyte, Qumsiyeh’in söylediklerini destekleyerek, “Gazze’deki insanların içme suyu kaynaklarının erişimini sabotaja uğrattılar. Tarım alanlarını yok ettiler ve balıkçılıkla ilgili su kaynaklarına saldırdılar. İsrail, Hamas’ın sivil kaynakları kullandığını iddia ederek biyokırımı gerçekleştirdi. Savaş sonrasında önemli miktarda toksik madde salınımı oldu ve kolera riski ortaya çıktı. Gazze’de kalıcı toprak kaybı yaşanıyor ve bu durum bölgede büyük bir çevresel hasara neden oluyor.” dedi.

Gazze’deki Direniş ve Mücadele

Mahkemeye sunulan geniş kapsamlı raporların ardından, Gazze’de yaşayan uzmanlar ve gazetecilerin tanıklıkları dinlendi. Gazeteci Mohammed Al Helou, mahkemeye bağlanarak, “8 ay boyunca Gazze’den canlı haber verdim. Şu anda bir mülteci kampından sesleniyorum. Gazze’nin doğusunda 22 yıl yaşadım. Soykırımdan önce burada hayat doluydu, sokaklar canlıydı. Artık birçok dostum ve kuzenim yok. Yıkım sadece binaları değil, kültürü de yok etti.” ifadelerini kullandı.

2024 yılında Gazze’deki Nuseirat hastanesinde tıbbi liderlik yapan Dr. Javid Abulmoneim, “Sivillerin yaralanma ve ölümüne şahit olduk. Güya güvenli bölgelerde dronlar ve hava saldırıları sona ermedi. Gazze’de sıklıkla toplu ölümler yaşandı. İnsani yardım arayan kadın ve çocuklar, hedef alındı.” dedi.

İşgalle Mücadele ve Sağlık Sorunları

Acil Tıp Profesörü Dr. Mads Gilbert ise, konuşmasına İsrail tarafından öldürülen meslektaşlarını anarak başladı. Gilbert, “Filistin’deki en büyük sağlık sorunu işgaldir. Her bir bombardımandan sonra hastanelerde acil bir çalışma süreci başlamaktadır. Son 20 yıl içinde 4 bin 243 sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Şu anki çocuklar beklenenden 44 yıl daha kısa bir ömre sahip olacaklar.” dedi.

Gazze’de yıllarca çalışmış olan İngiliz terapist Gwyn Daniel, “İnsanların ruhsal durumu, iki yıl süren soykırım nedeniyle büyük bir etkiye maruz kaldı. Bireylerin yaşamıyla alakalı umutları tamamen yok oldu. İnsanlar, zorunlu yerinden edilme durumu nedeniyle sonsuz bir çaresizlik hissediyor.” ifadelerini kullandı.

Uzmanların sunduğu gözlemler ve raporlar eşliğinde mahkeme, yarın da tanık dinlemeye devam edecek. 26 Ekim Pazar günü, tüm tanıklıkların ardından vicdan jürisi, İsrail’in Gazze’deki insanlık suçları ve savaş suçlarına ilişkin kararını kamuoyuna açıklayacak.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir