11 Mart 2026
Bir Suriye portresi

Bir Suriye portresi

Suriye: Bir Manzara ve Düşünceler

Şilili şair Nicanor Parra’nın bir şiirinde geçiyor.

“Bir ülke olduğumuzu sanıyoruz ama gerçekte bir manzaradan ibaretiz sadece.”

Şairin bu dizeleri, doğusunda And Dağları’nı, batısında Büyük Okyanus’u düşünerek yazdığı düşünülüyor. Ünlü üzüm bağları da bu manzaraya eklenmiş. Evraklar, konsolosluklar, kurumlar, bürokrasiler, numaralar, unvanlar, takım elbiseler, koltuklar, silahlar ve binalar dışında kalan her “canlı şey” düşünebilmek bir ayrıcalıkmış gibi geliyor.

Suriye ise uzun zamandır bir manzara haline gelmiş durumda. Tozlu ve kuru topraklarında, uzak ülkelerden gelen araçlarla dolu konvoylar ilerliyor. Sanki bir Mad Max filmi çekiliyormuş gibi…

Derme çatma çekilen videolarda, yıkık binaların arasında silah sesleri yankılanıyor. Kimin namluyu nereye doğrulttuğu belirsiz, kaotik bir ortamın parçası olmuş gibi…

Bir kamyonette, hücum yeleklisi bir grup öfke dolu adamın kargaşasına tanık oluyoruz. Bir duvarın kenarında, bir çocuğun silahlı adamlarla sorgulandığı sahneler, izleyiciyi dehşet içinde bırakıyor.

Gün içinde birileri kahraman ilan edilirken, birileri terörist ilan ediliyor. Heykeller dikiliyor, yıkılıyor. Poligon gibi, yeni silahların denendiği bir ortam…

Suriye, uzun zamandır yaşanan bu kaosun görsel ve işitsel bir yansıması olmuş durumda. Haber bültenlerinde, yorumcuların haritalara vurduğu çubuklarla anlatılan sen, göç trafiğinin içinde ilerleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyorsun.

Suriyeli mülteciler, terk etmek zorunda kaldıkları topraklarda “ensarların” ağzından dökülen küfürleri duyuyor. “Süper güçlerin” sofrasına konuk olurken umutlarını kuver ücreti olarak belki de en beklentilisin.

Makinelerin karşısında içinde falafel, muhammara ve Şam tatlısı yapma umudu taşıyan insanların hüznü… Batmış botlar, boğulmuş insanlar, enkazlar, yıkık duvarlar…

Suriye, bir zamanlar yönetenlerin ayak izlerini takip ediyor. Ancak silah ve zor kullanarak yeni bir devlet olma hayali, belki de kalemin mürekkep tutmayışı gibi zor görünüyor.

“Not: Bu yazı bir ülkenin bendeki karşılıkları. Siyasi analizleri, doğru çıkacak tahminleri, stratejik bilgileri, kapsamlı yorumları “bu işten para ve unvan kazananlara” bırakıyorum. ”

*Nicanor Parra, Şiirler Karşı Şiirler Başka Şiirler (Çev. Bülent Kale), Ayrıntı Yayınları, 2016, 304 sayfa.

(MMO/VC)