ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail’in Lübnan üzerindeki askeri eylemlerini sınırlama teklifi sunduğunu duyurdu; ancak bu teklifin ateşkes anlaşmasının bir parçası olmadığını belirtti. Budapeşte’de yaptığı açıklamada, Vance, İran ile ABD arasında ateşkesin kapsamı konusunda bir “meşru yanlış anlama” olduğunu ifade etti. İran tarafının ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığına inandığını söyleyen Vance, “Biz böyle bir taahhütte bulunmadık. Ateşkes, sadece İran ve ABD’nin müttefiklerini kapsıyor” dedi. Vance, ayrıca İsrail’in müzakerelerin başarıya ulaşması için Lübnan’da kendini “biraz frenlemesi” gerektiğini aktardı.
Diplomatik süreç, sahadaki çatışmalar nedeniyle tehlikeye girdi. İsrail ordusu, Beyrut, Bekaa Vadisi ve güney Lübnan’da Hizbullah’a yönelik geniş çaplı hava saldırıları gerçekleştirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), 50 savaş uçağının katıldığı operasyonlarda yaklaşık 100 hedefin vurulduğunu ve 160 mühimmat kullanıldığını bildirdi.
Lübnanlı yetkililere göre, bu saldırılar sonucunda 254 kişi yaşamını yitirdi, 1165 kişi yaralandı. Lübnan hükümeti ve Cumhurbaşkanlığı, saldırıları “yeni bir katliam” olarak nitelendirerek ateşkesin ihlal edildiğini savundu.
İran ise olaya sert bir tepki gösterdi. Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin bir seçim yapmak zorunda olduğunu belirterek, “Ya ateşkes ya da İsrail üzerinden sürdürülen savaş” ifadesini kullandı. Tahran yönetimi, saldırıların devam etmesi durumunda müzakerelerden çekilebileceğini ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceğini duyurdu.
Krizin derinleşmesinde ateşkesin kapsamına dair çelişkili açıklamalar da etkili oldu. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin “Lübnan dahil her yerde” geçerli olduğunu öne sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bunun doğru olmadığını belirtti. ABD yönetiminin ise bu konuda net bir tutum sergilememesi dikkat çekti.
Öte yandan Hizbullah, İsrail’in saldırılarına karşılık verme hakkını saklı tuttuklarını duyurdu. Bölgedeki gelişmeler, kırılgan ateşkesin çökme riskini artırırken, gözler yaklaşan ABD-İran görüşmelerine çevrildi.